MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, siyasi partiler ve seçim sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, yapılacak düzenlemelerin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ruhuna uygun ve siyasi istikrarı güçlendirecek şekilde hazırlanması çağrısında bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine yaptığı değerlendirmelerde “Terörsüz Türkiye” süreci, siyasi gelişmeler ve seçim sistemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Türkiye’nin terör sorununu kendi iradesiyle çözüme kavuşturmasının temel hedeflerden biri olduğunu belirten Bahçeli, bu sürecin milli birlik ve siyasi istikrarı güçlendirecek bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Bahçeli’den CHP ve Özgür Özel Açıklaması
CHP’de yaşanan tartışmalara da değinen Bahçeli, partideki ayrışma ve bölünme girişimlerini tasvip etmediklerini söyledi.
Bahçeli, CHP içerisinde yaşanan sürece ilişkin, “CHP’nin bölünmesini tasvip etmesek de kendilerine ve partilerine başarılar diledik” ifadelerini kullandı.
Bahçeli ayrıca, Özgür Özel ve arkadaşlarının yeni bir parti kurduğunu belirterek, bu oluşumun Yargıtay kayıtlarına göre siyasi parti sayısını artırarak 190’ıncı parti olduğunu ifade etti.
“Siyasi Partiler ve Seçim Sistemi Yeniden Düzenlenmeli”
Bahçeli, Türkiye’nin 16 Nisan 2017’de gerçekleştirilen anayasa değişikliğiyle Parlamenter Sistem’den Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçtiğini hatırlattı.
Yeni dönemde siyasi partiler ve seçim sisteminin de mevcut hükümet sisteminin yapısına uygun şekilde yeniden ele alınması gerektiğini belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
«“Türkiye, 16 Nisan 2017’de gerçekleştirdiği anayasa değişikliği ile en önemli yönetim reformlarından birisine imza atarak Parlamenter Sistem’den, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçmiştir. Önümüzdeki süreçte sistemin ruhuna uygun, siyasi istikrarı ve demokratik gelişimi esas alan bir anlayışla siyasi partiler ve seçim sisteminin de yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.”»
Bahçeli’nin açıklamaları, Türkiye’nin siyasi yapısı, seçim sistemi ve siyasi partilerin işleyişine ilişkin yeni bir reform tartışmasının gündeme gelebileceği şeklinde değerlendirildi.



